Haberler & Duyurular
Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti'nden Açıklama

Değerli meslektaşlarımız,

Bu açıklama, TMC’nin şu ana kadar yaptıklarının ve yapmayı planladıklarının bir özeti olup süre giden polemiklere yanıt oluşturmak amacıyla yapılmaktadır. Yönetimin bundan sonra zorunlu olmadıkça yahoo grubu üzerinden bu tür açıklamalarda bulunmayacağını bunun yerine enerjisini Derneği, içinde bulunduğu zorlu durumdan çıkarmak üzere yapılması gerekenlere odaklayacağını belirtmek isteriz.

    1. 27 Ocak 2010 tarihinde yapılan Genel Kurulun ardından TMC yönetiminin devir teslim süreci takdir edersiniz ki karmaşık ve zaman alıcı bir süreç olmuş, olmaya da devam etmektedir. Genel kurula katılan üyelerimizin bildiği üzere eski dernek başkanı ve diğer yönetim kurulu üyeleri, gelir gider tablosunu sunarken Derneğin bazı firmalarla henüz sonuçlanmayan bazı davalarının olduğunu dile getirmiştir. Yeni yönetim olarak bu konuları irdelemeye başladığımızda karşımıza çıkan tablo şu idi: Derneğimiz hesaplarında yaklaşık 200.000 TL varken eski yönetim sadece bu davalar için avukat tutmuş, yapılan sözleşme ile10.000 TL bu avukata peşinen ödenmiş ve 10.000 TL daha ödenmesi taahhüt edilmiştir. Davaların olası kaybedilmesi halinde - umarız ve dileriz ki süreç böyle sonlanmaz- ödenmesi gerekecek miktar; Davacı bir firma için yaklaşık 150.000 TL( 100.000 + gecikme faizi), diğer firma için ise 250.000 TL( 180.000 + gecikme faizi) olup bu ödemeler Dernek hesabındaki tutarın çok üstünde bir tutar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun yanısıra IUMS tarafından gönderilen bir yazı ile yaklaşık 50.000 Dolar borç olduğu ve bunun geçen sene yapılan Uluslararası Kongreden kaldığı, hala ödenmemiş olmasının ilişkileri zorlaştıracağından bahsedilmektedir. 
      İşte tam bu noktada, TMC yönetimi olarak bir taraftan bu süreci anlamaya ve takip etmeye çalışırken bir taraftan da TMC’ ye, daha doğrusu derneğin asıl sahibi olan siz üyelerimize karşı üstlendiğimiz sorumluluk duygusu ile hazırlıkları daha önce başlamış olan kongre organizasyonunun en iyi şekilde gerçekleşmesi ve finansal boyut dahil organizasyonun dernek yararına sonlanabilmesi adına Prof.Dr. Eralp Arıkan’dan görüşme talep edilmiştir. Ancak bu talep maalesef red yanıtı almıştır.
       
    2. Sayın Arıkan’ın mesajında belirttiği bu davet sadece bilimsel programda değişiklik yapmak üzere değil kongre katılımını arttırmak için gerekli stratejileri konuşmak üzere yapılmıştır. Çünkü sizlerin de bildiği kongre yeri olarak belirlenen Kıbrıs’taki toplantıya katılımın bedeli bir asistan katılımcı için 100–200 Euro(Kayıt) + 665–705 Euro(Konaklama) olup bilimsel toplantıların asıl hedef kitlesi olan asistan ve uzman üyelerimizin ödeyebilecekleri rakamdan çok uzaktır. Nitekim rakamların bu kadar yüksek olması nedeniyle kongreye katılamayacağı şeklinde tepkisini dile getiren çok sayıda asistan ve uzman üyemiz olmuştur. Kongrenin katılımını ve organizasyonun kolaylaştırılması için yerinin Türkiye içinde bir yere alınması konusunda da çalışmalar yapılmıştır. Ancak 24 aralık 2009 tarihli eski yönetim ile K2 arasındaki  anlaşma, (sadece bu firmadan teklif alınarak karar verilmiştir), avukatımız kanalı ile de incelendiği üzere Derneğimizi hatırı sayılır bir tazminatla karşı karşıya getirmektedir. Firma ile yapılan görüşmede yer değişikliği, koşulların iyileştirilmesi ve uzlaşma çabalarımız sert bir tavırla karşılanmış ve denetlemeye açık olmaları sözleşmede yer almasına karşın istediğimiz belgeleri getirmekte zorlanmışlardır.
      Önceki yönetimin kongre projelendirmesinin mali ve hukuksal yönlerden ciddi bir biçimde sorunlu olduğunu biz görebiliyoruz, bağımsız mali denetim ve hukuksal değerlendirme raporları tamamlandığında tüm üyelerimizin de görebileceğine inanıyoruz. Bizler bugün, sorumluluk anlayışımız gereği, en az  zararla yapılan yanlışların telafi edilmesi ve kongrenin tamamlanabilmesi çabası içerisindeyiz. Elbette daha sonra mesele süreçteki tüm sorumlulukların ve zararın ortaya konulması açısından da dikkatle incelenmelidir.
       
    3. Özellikle uzman meslektaşlarımızı bir araya getiren ve başta uzmanlık eğitimi, uygulamadaki sorunlar ve klinik mikrobiyoloji uygulamalarında standardı yakalama gibi hedeflere ulaşmayı amaç edinmiş KLİMUD derneğinin bu hedeflere ulaşmak üzere bilimsel toplantılar düzenleme arzusunun olması doğaldır. Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti, mikrobiyolojinin değişik alanlarında bilim ve hizmet üreten üyelerimizin yanısıra Tıbbi Mikrobiyoloji uzmanlarını da kucaklayan bir dernek olması hasebiyle bu kongreye, kardeş dernek olan KLİMUD’un ayrı bir toplantı düzenlemesindense TMC ile ortak bir toplantıda buluşmasından ortaya çıkacak güç birliği ile çok daha katılımlı bir kongre olması düşünülmüştür. Tam bu noktada söylenmesi gereken şey, bu birliktelik söz konusu olurken KLİMİK ile olan birlikteliğin sonlandırılmasına yönelik en ufak bir niyetin ya da sarf edilen sözcüğün olmadığıdır. Diğer bir deyişle TMC yönetimi olarak KLİMİK ile işbirliğinin devamından yana olduğumuzu belirtmek isteriz.
       
    4. Uzun süren ve 14 yıldan beri centilmenlik antlaşması şeklinde süre gelen bu birliktelikte kongrelerin dönüşümlü olarak TMC veya KLİMİK tarafından organize edilmesi, o yıl hangi dernek düzenliyorsa bu görevi tüm sorumluluğu ile üstlenmesi ve diğer derneğin bir ya da iki oturumla kendini kongrede temsil etmesi temel prensip olarak kabul edilmiştir. Bu yaklaşım, iki dernek üyelerini bir araya getirmek, bilgi paylaşmak, katılımı arttırmak, özetle güçleri birleştirmek adına çok olumlu bir yaklaşımdır. Ancak sonuçta bir dönemde hangi dernek sorumluluğu üstlenmişse o kongrenin düzenleyicisi dahil tüm sorumluluğu günahıyla vebaliyle ilgili derneğin yönetim kuruluna aittir. Bu durumda KLİMİK Derneğinden beklenen bu yıl kongreyi düzenleyen TMC olarak Derneğin içinde bulunduğu durumu toparlama gayreti içinde olan ve tüm iyi niyeti ve enerjisi ile bunun için emek harcayan yeni yönetime ve uygulamalarına destek vermesidir. Bilindiği gibi kongrenin tüm mali ve hukuksal sorumluluğu TMC’nin üzerindedir. Diğer ortaklarımız ile önceki Kongre Başkanımız olası olumsuzlukları akademik bir sorumluluk çerçevesinde üstlenmiyor veya değerlendirmiyor olabilirler, ama biz kongrenin akademik kalite ve her türlü başarısından da öncelikli olarak TMC’yi yani kendimizi sorumlu kabul ediyoruz.
      Akademik sorumluluğu ise önceleri KLİMİK ile birlikte üstlenirken, bundan sonra ise KLİMİK ve KLİMUD ile birlikte üstleneceğiz.
       
    5. Kongre yönetimi olarak katılımı arttırmak ve finansal endişeyi en aza indirmek amacıyla üzerinde durulan bir diğer konu yukarıda bahsedilen ve katılımı olumsuz yönde etkileyeceği düşünülen bu yüksek katılım ücretlerini aşağı çekebilmek üzere kongre yeri dahil değişik seçenekleri gözden geçirmek olmuştur. Bu amaçla kongre organizasyonunu üstlenmiş olan turizm şirketi ile görüşülmüş ve görüşmeye de devam edilecektir. Aksi takdirde bir önceki TMC kongresi ve uluslararası IUMS kongresinde olduğu gibi bu kongrenin de zararla sonlanacağını ön görmek zor değildir. Hiçbir kurum ya da kuruluş göz göre göre, zararı kabullenerek bir toplantı düzenlemeyi göze alamaz, en azından üyelerine karşı sorumluluğu ve yükümlülüğü nedeniyle göze almamalıdır. Yönetim olarak anlayışımız bunu zorunlu kılmaktadır. Sayın Arıkan’ın mesajında kongre başkanı olarak bu organizasyonun kar-zarar ortağı olmadığını ifade etmiştir, bu konuda haklıdır da. Ancak TMC için durum maalesef bu kadar basit ve rahat değildir, bu nedenledir ki TMC yönetiminin, mevcut bütçesi de dikkate alındığında,  kongrenin karla sona erdirilebilmesi dışında bir seçeneği ya da lüksü yoktur.
      TMC yönetimi tüm bu endişelerle Sayın Arıkan’ı toplantıya davet etmiş ve ikinci duyurunun bu toplantıdan ve bu endişeler giderildikten sonra ilan edilmesini talep etmiştir. Ancak Sayın Arıkan nedenini anlayamadığımız bir şekilde diyalog önerilerini reddetmiş ve bu taleplerin hemen ardından herhangi bir bilgi vermeksizin ikinci duyuruyu ilan etmiştir. Yönetim Kurulu henüz durum netleşmediğinden o güne kadar bir açıklama yapmadığı halde bu duyurunun ardından sizlerin bildiği açıklamayı yapmak durumunda kalmıştır. Gönül isterdi ki böyle şeyler olmasın ve kongre organizasyonundan her yönü ile sorumlu ve yükümlü olan TMC yönetimi, daha önceden belirlenmiş Kongre başkanı ile uyum ve paylaşım içinde çalışmaya devam edebilsin.  Ancak bilindiği gibi Kongreye ilişkin tüm sözleşmeler, taahhütler, hukuksal başvurular bugüne kadar TMC tarafından üstlenildiği için, zaten hem yetki hem de sorumluluk başından itibaren TMC Yönetim Kurulunundur. 
       
    6. Bilimsel Derneklerin düzenlediği kongre ve sempozyumlarda organizasyonların üniversiteler gibi başka bir kuruma verilmesi bildiğimiz kadarıyla TMC’ ye özgü bir durum olup diğer bilimsel derneklerin uygulamalarında genellikle kongre başkanlığı görevini Dernek başkanı ya da yönetimin belirleyeceği bir kişi üstlenmekte, bazen kongrenin düzenlendiği coğrafik bölgeden bir yerel komite oluşturulmaktadır. Buradaki temel amaç; Derneğin kongre organizasyonu sırasında karşılaşılabilecek her türlü durumun bizzat içinde olması ve organizasyonu buna göre şekillendirmesidir. Yeni yönetimin şu anda yapmaya çalıştığı da sadece bundan ibarettir, derneğin içinde bulunduğu durum nedeniyle kongreyi daha güçlü, daha katılımlı, daha az maliyetli bir süreç ile gerçekleştirmektir. Bu çabalarımız bazı meslektaşlarımız tarafından “kongre, sempozyum düzenlenmesi tarihinde bir ilk”  olarak ifade edilmekte ise de benzer durumlar sizlerin de bildiği gibi geçtiğimiz yıllar içinde gerçekleşmiştir. Daha önceden duyurusu yapılmış ama dernek yönetiminin inisiyatifi ve  “mevcut gelişmeler ışığı altında” ibaresiyle iptal edilen ya da ertelenen bilimsel toplantılardan bazıları aşağıda sunulmuştur;
      - Zoonoz sempozyumu (Van)
      - Mikoloji sempozyumu (Elazığ)
      - Mikobakteri sempozyumu(Trabzon)
      - Antimikrobik Kemoterapi Günleri (İstanbul)
      Bu son toplantı, Derneğin ADTS çalışma grubunca düzenlenen ve katılımcı sayısının yüksek olduğu bir toplantı olarak gelenekselleşmişken, 2010 Nisan ayında Gülhane Günleri adı altında düzenlenebilmektedir.

Şu an itibariyle TMC yönetiminin yapmak istediği tek şey bu kongreyi Derneğe olumlu dönüş sağlayabilecek şekilde gerçekleştirebilmektir. Bu bir güç savaşı değil, güçlerin birleştirilmesi suretiyle var olma mücadelesidir, bu mücadelenin zorlu olacağı aşikârdır, ancak siz değerli üyelerimizin de bizzat katkılarıyla bu mücadeleden başarı ile çıkmak işten bile değildir.

Sevgi ve saygılarımızla
TMC Yönetim Kurulu

19/08/2010